PERKÜTAN SKLEROTERAPİ

perkutan transkateter,perkutan,etanol,skleroterapi,böbrek nakli,kadın hastalıkları,bacakta şişlik,damar tıkanıklığı,toplar damar,atar damar,lenfosel,Perkütan Skleroterapi,tomografi,mr,ultrasonografi,perkütan nedir,laparoskopik,idrar yollarında tıkanma,bacakta ağrı,girişimsel radyoloji,radyoloji,enfeksiyon,kist,karın ağrısı,karında şişlik,bilgisayarlı tomografi

PERKUTAN TRANSKATETER ETANOL SKLEROTERAPİ(PTES)

Daha çok böbrek nakli ameliyatlarında veya kadın hastalıkları ile ilgili ameliyatlar sırasında karın içindeki lenf bezlerinin çıkarılması veya lenfatik sistemin yaralanması sonucu içerisinde sıvı birikimi ile oluşan, karın boşluğunda herhangi bir yerde yerleşen, başka herhangi bir organla doğrudan ilişkisi bulunmayan, su ile doldurularak şişirilmiş balona benzeyen “lenfosel” diye adlandırdığımız kistik kitleler oluşabilmektedir.

Karında ya da bacakta şişlik, ağrı, idrar yollarında tıkanma, toplar damar tıkanması ve enfeksiyon bulguları gibi şikayetler oluşturabilen bu kistlerin cerrahi yöntemlerle veya doğrudan kistin içerisine cillten girilmek suretiyle yapılan “Perkütan Skleroterapi” denilen yöntemle tedavisi mümkündür.

Geçmişte cerrahi yöntem lenfosellerin tedavisinde ilk tedavi seçeneğiydi. Ancak cerrahi yöntemlerin en önemli dezavantajları bazen bir haftayı bulan uzun süreli hastane kalış süresi ve enfeksiyon gelişmiş olan lenfosellerin cerrahi yöntemle tedavisi mümkündür. Ayrıca laparoskopik yöntem denilen kapalı ameliyatla da bu kistlerin erişimi ve tümüyle çıkarılması her zaman mümkün olmamaktadır. Bunun yanında yeni bir cerrahi yeni bir lenfosel gelişme riski oluşturduğundan nüks etme olasılığıda nispeten yüksektir.

Perkütan tedavi yönteminde hastanın genel anestezi almasına gerek duyulmamakta ve işlemden sonra hastane yatışı gerekmemektedir. İşlemin yapıldığı aynı günde hasta evine gönderilmektedir.

Perkütan Skleroterapi yönteminde, lenfosel adını verdiğimiz kistik kitlelerin karın içerisinde bulunduğu yere yakın cilt bölgesine 1-2 mm’ lik bir delik açılarak, bu delikten lenfoselin içerisine girilerek kateter dediğimiz ince bir hortum kistin içine yerleştirilir.

Lenfoselin içerisindeki sıvının bir kısmı boşaltılarak bunun yerine yeterli miktarda sklerozan madde enjekte edilir. Sklerozan madde olarak en sık kullanılan ajan saf alkoldür. Alkol enjeksiyonunu takiben kateterin ağzı kapatılarak hasta kendi etrafında ortama 5-10 dakikalık sürelerle sırtüstü, yüzüstü ve her iki yan olmak üzere, dört farklı pozisyonda yatıralarak beklenir ve böylece enjekte edilen alkolün kistin tüm duvarlarıyla yeterince temas etmesi sağlanmaya çalışılır. Yeterli süre sonunda verilen alkol ve geri kalan sıvı tümüyle boşaltılır.

Lenfoselin hacmine göre, hacmi küçük olan lenfosellerde bu işlem bir gün sonra tekrarlanarak katater çıkarılır. Büyük hacimli kitlesi olan hastalarda ise iki günde bir tekrarlanmak suretiyle, içerikteki sıvı tamamen tükenene dek kateter içeride bırakılır. Kateterim içeride kalma süresi bu nedenle değişkenlik gösterebilir.

Perküten Skleroterapi ile tedavi edilen lenfosellerde başarı oranı %90 olup hastalığın tekrarlaması denilen nüks oranı ise yaklaşık olarak %10’dur. İşlemin kontrolü, ilgili tarihten 3 ay sonra yapılan Ultrasonografi veya Tomografi-MR gibi görüntüleme yöntemleri ile yapılır.

Kötü huylu bir hastalık olmasa da karın ameliyatlarından sonra gelişebilen lenfoseller ağrıya neden olması gibi sorunlar oluşturması nedeniyle hayat kalitesini etkilemektedir ve bu nedenle tedavi edilmelidir. Cerrahiye göre daha avantajlı ve konforlu bir seçenek olarak peruktan skleroterapi yöntemi lenfosel tedavisinde etkin ve güvenilir bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uzm.Dr. Mehmet Yadigar KIRICI

Radyoloji