GÖRÜNTÜLEME ÜNİTESİ - RADYOLOJİ

Görüntüleme Ünitesi - Radyoloji
  • Sanal (Katatersiz) Anjiyografi
    • Koroner
    • Serebral
    • Pulmoner
    • Renal
    • Perifer
  • Sanal Endoskopi
  • Sanal Kolonoskopi
  • Lezyon Karakterizasyonları
  • Pulmoner Emboli İncelemeleri
  • Çocuklara Özel Röntgen Dozunda Radyasyon İle Çekim İmkanı

Sanal Anjiyografi Nedir?
Ülkemizde “sanal anjiyografi” olarak bilinen anjiyografi metodu kateter kullanılmadan yapılan tomografik anjiyografidir.

Normal anjiyografide kalp damarlarını göstermek için çoğunlukla bilek veya bacak atardamarından bir kateterle girilerek kalbe ulaşılmakta ve kalp damarlarına opak madde verilerek bu sırada kalp damarlarının görüntülemesi yapılmaktadır.

Sanal anjiyografi olarak bilinen koroner anjiyografide ise, vücuda herhangi bir kateter girişi olmadan görüntüleme yapılmaktadır. Standart tomografiye göre çık daha ayrıntılı görüntü verilen çok kesitli tomografi cihazlarıyla yapılan bu anjiyografi işleminde görüntüleme için kullanılan madde koldan damara enjekte edilmekte ve bu maddenin kalp damarlarından geçişi sırasında görüntüleme yapılmaktadır.

Sanal Anjiyografi şimdiye kadar neden uygulanmıyordu?
Hepimizin bildiği gibi kalp hareketli bir organdır.  Ayrıca kalp damarları bacak, kol ve boyun damarları gibi vücudun diğer bazı bölgelerine göre daha ince ve kıvrımlı yapıdadır.  Kalp damarlarının ince, kıvrımlı ve hareketli olması nedeniyle standart tomografi cihazlarıyla net olarak görüntülenebilmeleri mümkün olamamaktadır.

Yeni geliştirilen çok kesitli tomografi cihazları ile standart tomografideki bu kısıtlılıklar giderilip çok kısa sürede yüksek çözünürlüklü kesitlerin elde edilmesi sağlanmıştır.  İlk dönemlerde 16 kesit ile başlayan tomografik anjiyografi görüntülemelerin görüntü kalitesi teknolojik gelişmelere paralel olarak artmıştır.

Günümüzde 128 ve 256 kesit alabilen tomografi cihazlarıyla çok daha kısa sürede daha doğru görüntülerin elde edilmesi mümkündür. Görüntü kalitesinin ve sonuçların doğruluk derecesinin artmasıyla tomografik anjiyografinin hekimler ve hastalar için güvenirliği de artmıştır.

Sanal Anjiyografinin Kullanım Alanları Nelerdir?
Çok kesitli tomografik anjiyografi kalp damarlarının görüntülenmesi dışında, boyun, bacak, kol, akciğer, aorta ve dalları gibi her türlü organımızdaki damarları gösterebilmektedir.

Sanal Anjiyografinin Avantajları Nelerdir?
Tomografik anjiyografinin birçok avantajı bulunmaktadır

  • En önemli avantajı kateter kullanılmadan uygulanmasıdır.
  • Vücuda kateter girmeden görüntüleme yapılmış olması, hastanın kateter kullanılması nedeniyle ortaya çıkacak sıkıntılardan ve yan etkilerden korunmasını sağlamaktadır.
  • Uzun bir hazırlık dönemi gerektirmeden yapılabilmektedir.
  • Hastanede yatışı ve yatağa bağlanmayı gerektirmemektedir.
  • Normal anjiyografide komplikasyon riski yüksek olmasa da ölüm dahil bir çok komplikasyon görülme ihtimali vardır. Bu komplikasyonların tamamına yakını işlemin invazivolmasından yani vücut içine girilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Tomografik anjiyografi noninvazivolduğundan yani vücut içine girilmediğinden buna bağlı komlikasyonlardan hasta korunmuş olmaktadır.
  • Tomografik anjiyografinin hasta için konforlu olası dışında da birçok avantajı vardır.
  • Bu yeni yöntemle sadece damar içi değil damar duvarı ve damar dışındaki bazı patolojilerin gösterilmesi de mümkün olabilmektedir.
  • Örneğin damarı daraltmasa dahi damar duvarında oluşan plakların tanınması mümkündür.
  • Bu plakların karakteri hakkında önemli bilgiler vermektedir.
  • Damar duvarında ve etrafında oluşan kalsifikasyonlar bu yeni yöntemle çok daha iyi görüntülenebilmektedir.
  • Kesit sayısı arttıkça bu özelliklerin daha doğru değerlendirilme imkânı artmaktadır.  256 kesitli tomografi cihazları ile yapılan anjiyografik görüntülemede bahsedilen bu özellikler çok net bir şekilde değerlendirilebilmektedir.

Sanal Anjiyografi Yapılırken dikkat edilmesi gereken durumlar nelerdir?

  • Öncelikle tıptaki her uygulamada olduğu gibi tomografik anjiyografiden doğru bilgileri almak için işlemin kuralına göre yapılması gereklidir.
  • Gerekli ön değerlendirme ve hazırlıklar yapılmadan tomografik anjiyografinin yapılması yanlış sonuçların elde edilmesine yol açacaktır. Ayrıca işlem öncesi ve işlem sırasında uyulması gereken prosedürlerin yerine getirilmemesi de yanlış tanılara yol açabilmektedir.
  • Deneyimsiz ekip ve gerekli prosedürler yerine getirilmeden yapılan çekimler sonrasında hastanın sorunu çözülmeyeceği gibi yanlış ve yetersiz tanı nedeniyle hastanın zarar görmesine yol açılabilir. Bu tür yanlış ve yetersiz tanılar sonrasındahastalarda gereksiz girişimlere yola açılabilmektedir.
  • Doğru görüntülerin elde dilebilmesi için uygun kontrast maddenin kullanılması ve bu maddenin yeterli dozda ve gerekli hızda verilmesi zorunludur.

Sanal anjiyografi Kimlere Yapılabilir?
Tomografik anjiyografinin temel kullanım alanı kalp damarlarındaki darlıkların gösterilmesidir. Bu nedenle geniş bir hasta grubunda kullanılabilmektedir

  • En sık kullanıldığı alan kalp şikayeti olmayan ve orta derecede risk taşıyan bireylerdir.
  • Kalp dışı ameliyat planlanıp kalp damarlarında sorun olup olmadığı bilinmeyenlerde
  • Atipik kalp damar şikayeti olan hastalar
  • Kalp damarlarında sorun olduğu düşüncesiyle sık sık hekime başvuran ve koroner anjiyografi yapılması gerekli görülmeyen hastalar
  • Koroner anjiyografi uygulaması riskli olan hastalar
  • Bypass sonrası yakınmaları devam eden hastalar
  • Normal koroner anjiyografide damarların net gösterilemediği durumlar
  • Kalp damar anomalisi bulunan hastalar
  • Önceden koroner arter patolojisi bilinen ve takip anjiyografi gerekli olan hastalar
  • Plak yapısının ve koroner kalsiyum durumunun bilinmesi istenen hastalar
  • Kalp damar dışı damarlarda patoloji şüphesi olan hastalar
  • Acile başvurup klinik olarak tanı için erken değerlendirme yapılması gereken hastalar
  • Bacak, kol, boyun ve diğer büyük damarların görüntülenmesi gereken hastalar

Sanal anjiyografinin Dezavantajları ve Zararları Nelerdir?

  • Bu tür anjiyografide de hasta radyasyon almaktadır
  • Kontrast madde kullanılmaktadır
  • Darlığın daha net değerlendirilebilmesi için ikinci kez anjiyografiye gerek duyulabilir
  • Bazı hasta gruplarında tanıda yetersiz kalabilir
  • Darlık oranlarını doğru vermeyebilir
  • Uygun hastalarda kullanılmazsa gereksiz zaman ve ekonomik kayba yol açabilir
  • Uygun hastalarda kullanılmazsa hastalığın teşhisini geciktirebilir
  • Yeterli tecrübe yoksa yanıltıcı sonuçlar alınabilir

MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme)
MR cihazımızla 110 kiloya kadar olan tüm hastalarımıza; ilaçlı-ilaçsız MR çekimleri gerçekleştirilmektedir. Diğer kapalı MR cihazlarına kıyasla çekim alanının daha geniş olması sebebiyle kapalı alan korkusu olan hastalarımız için de uygundur. Cihazımızla; Servikal – Torakal – Lomber vertebra MR, Beyin MR, Hipofiz MR, Boyun MR, Toraks MR, Üst – Alt Batın MR, Pelvis MR, Meme MR ve Kas İskelet Sistemi MR ları çekilebilmekte ve Renal, Periferik, Aort ve Karotis MR Anjio çekimleri de yapılabilmektedir.

Ultrasonografi nedir?
Kulağın işitemeyeceği kadar yüksek frekansta ses dalgaları kullanılarak iç organların görüntülerinin elde edildiği bir tıbbi görüntüleme yöntemidir.

Ultrasonografi vücuda zararlı mıdır?
Ultrasonografide ses dalgaları kullanıldığından vücuda herhangi bir zararı, yan etkisi yoktur. Özellikle gebeliğin başından sonuna kadar anne karnındaki bebeğe rahatlıkla ve gerekli görüldüğü her durumda güvenle ve sıklıkla uygulanır. İnceleme sırasında ağrı oluşmaz. Ultrasonografide röntgen ışınları ve radyasyon yoktur.

Ultrasonografi ne işe yarar?
Uygulanmasının kolay ve zararsız olması sebebiyle ultrasonografi iç organların görüntülenmesi ve hastalıkların tanınmasında sıklıkla kullanılmaktadır.

Ultrasonografi ile hangi organlar incelenir?
En sıklıkla karın içi organlarının hastalıklarının teşhisinde kullanılmaktadır. Karaciğer, safra kesesi, safra yolları, dalak, pankreas, karındaki ana damarlar, böbrekler, idrar yolları, idrar kesesi ve prostat gibi organlar ultrasonografi ile incelenerek teşhiste değerli bilgiler elde edilir. İkinci en sık kullanım alanı kadın hastalıkları ve gebelik takibidir. Gebelik sırasında bebeğin doğuma kadar olan serüveni ultrasonografi ile başından sonuna kadar rahatlıkla izlenir ve anormal durumlar kolaylıkla farkedilebilir. Anne karnındaki bebeğin vücut yapısı ve bazı anormal durumlar erkenden teşhis edilebilir. Bunların dışında meme, tiroid bezi (guatr tetkiki), tükrük bezleri, kaslar ve bazı eklemler, erkekte dış genital organlar, vücudun kol, bacak ve boyundaki ana damarları ultrasonografinin kullanıldığı organlardır. Ayrıca çocuklarda doğumdan itibaren bıngıldaklar kapanana kadar kafa içindeki yapılar, beyin, beyincik hakkında da tam yeterli olmasa da kıymetli bilgiler hızlı bir şekilde elde edilebilir. Çocuklarda kalça çıkığının erken teşhisinde kıymetli bilgiler veren ultrasonografi, apandisit iltihaplanmasının erken teşhisinde de önemlidir.

Ultrasonografinin teşhiste kullanılamadığı organlar var mıdır?
Ses dalgaları hava ve gaz ihtiva eden yerlerden geçerken görüntü kalitesi bozulduğu için, ultrasonografi içinde hava ve gaz bulunan mide, barsak, akciğer gibi organların hastalıklarının teşhisinde kullanılmaz. Ayrıca ses dalgaları kemik yapıların yüzeylerinden yansıdığı için kemiğin kenarları görülmekle birlikte iç yapısı görülemez.

Ultrasonografi hangi yaşlarda ve hangi sıklıkta çekilir?
Ultrasonografi her yaşta, gerek duyulan her anda yapılabilir.

Ultrasonografi için en uygun zaman ve ön hazırlıklar nelerdir?
Ultrasonografi tetkiki için uygunluk inceleme yapılacak organa göre değişmektedir. Karaciğer ve safra yollarının tetkiki için en uygun zaman sabah saatleri ve hastanın tetkike aç karnına gelmiş olmasıdır. Sabah saatlerinde hem barsak gazları az olacağından hem de safra kesesi aç karnına iken dolu olacağından karaciğer ve safra yolları hakkında yeterli görüntüler rahatlıkla alınır. Barsak gazlarının miktarının fazlalığı tetkikin yapılışını güçleştiren en büyük sebeptir. Acil durumlarda bu şartların yerine gelmiş olması aranmaz. Mevcut durum ne ise onunla yetinilerek bilgi alınmaya çalışılır.
Alt karın organları olan idrar kesesi, prostat, rahim ve yumurtalıklar ultrasonografi ile incelenirken açlık şart olmayıp, genellikle idrar torbasının dolu olması gerekir. Kadınlarda rahim ve yumurtalıkların incelenmesi dışarıdan değilde vajinal yolla yapılacaksa idrar torbasının boş olması gerekir. Gebeliğin ilk üç ayında idrar torbasının dolu olması daha iyi görüntü alınmasını sağlarken daha sonraki gebelik aylarında idrar torbasının dolu olması gerekmemektedir.Göz, meme, tiroid bezi, tükrük bezleri, karın içindekiler hariç diğer boyun ve kol-bacak damarları, erkeklerde testis ve peniz gibi dış genital organ incelemelerinde herhangibir ön hazırlık gerekmez.

Ultrasonografi nasıl çekilir?
Ultrasonografi incelemesi sırasında incelenecek bölgeye göre hastaya bazı pozisyonlar verilir. Karın içi organların incelemesi organların hareketlerini durdurmak amacıyla hastaya aralıklı olarak nefes tutturularak yapılır. Diğer bölgelerin tetkiklerinde vücudun hareketsiz tutulması yeterlidir. Ultrasonografinin vücut üzerinde gezdirilen parçasına prob denir. Prob ile cilt arasında jel olması ses dalgalarının vücuda kayıpsız geçmesini, dolayısıyla da görüntünün kaliteli olmasını sağlar. Vücuda sürülen ve jel denilen bu akışkan madde yağ, kir içermez, elbiselerde leke bırakmaz. Her hasta için bir kere kullanılır ve tetkik bittikten sonra vücuttan kağıt peçete ile silinerek alınır.

RENKLİ DOPPLER ULTRASONOGRAFİ
Ultrasonun spesifik bir incelemesi olup, büyük damarları incelemede kullanılır. Doppler ultrason damariçi kan akımı hakkında bilgi verir. Doppler yardımı ile damariçi pıhtıları, plakları ve doğumsal oluşum bozukluklarını görebiliriz. Damarlardaki kan akım hızına göre hekime anjioplasti için karar vermesine yardımcı olur.

Doppler kullanım alanları:

  • Boyun büyük damarlarının incelenmesi( inme, baş dönmesi vb.)
  • Üst ve alt ekstremite arteryel sistemin incelenmesi(damar tıkanmaları)
  • Üst ve alt ekstremite venöz sistemin incelenmesi(varis, pıhtıya bağlı tıkanma),
  • Karın içi büyük damarların incelenmesi(genişleme, daralma, )
  • Erkek üreme sistemi hastalıklarında(Varikosel, impotans)
  • Tümöral kitlelerin iyi/kötü huylu ayrımı,
  • Gebelikte çoçuk gelişiminin takibi.

DİJİTAL MAMMOGRAFİ
Dijital Mammografi cihazımız, yüksek imaj kalitesinin yanı sıra, daha az pres (sıkıştırma) ve daha düşük doz (x ışını)ile hasta açısından avantaj sunmaktadır.

Kemiklerin yapısında yer alan maddelerin yoğunluğunu ölçen bir yöntemdir. Bu yöntemle kemik erimesi (kemik madde kaybı) yani osteoporoz saptanır.

Osteoporoz Nedenleri

  • Yaş, cinsiyet, sigara, aşırı alkol tüketimi gibi yaşam tarzına bağlı nedenlerdir.
  • Ayrıca bazı hastalıklarda ve alınan ilaçlar sonucu kemik madde kaybı oluşabilir.

Güvenli midir?
Günlük hayatta bilgisayar kullanırken alınan radyasyon kadar X ışını kullanılır. Hiçbir yan etkisi yoktur.

İşlemin yapılış şekli nasıldır?
Yaklaşık 15 dakika civarında yatarak yapılan bir işlemdir. Ağrı ve acı kesinlikle yoktur. Sadece kımıldamadan yatmak gerekmektedir.

Kimlere yapılır?

  • Kemik kaybı riskinin yüksek olduğu tüm insanlarda,
  • Doğal yoldan veya cerrahi sonrası menopoza girmiş tüm kadınlarda,
  • 70 yaş üstü erkeklerde,
  • Geçmişte kırık geçirmiş insanlarda,
  • Kemik kaybına neden olan hastalıklarda,
  • Uzun süre hareketsiz kalmış hastalarda,
  • Çekilen röntgen filminde kemik yoğunluğunda azalma görülen hastalarda,
  • Kortizon, tiroid hormonu içeren ilaçları ve sara ilaçları kullanan insanlarda; kemik ölçümü yapılması gereklidir.

Bunun dışında şüphe duyulan durumlarda Doktor’ a danışılıp ölçüm yapılabilir.
İlk çekim normal ise 3 yılda bir kontrol amaçlı çekimler önerilmektedir. Kemik kaybı söz konusu ise kontrol periyodunu tedaviyi yapan hekim belirleyecektir.

Hazırlık gerekir mi?
Hiçbir ön hazırlık gerekmemektedir. Günün her saatinde çekilebilir.