TÜP BEBEK ÜNİTESİ (ÜYTE)

Özel Reyap Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi
Çocuk istemi olan çiftlere hizmet vermek üzere kurulmuş, bu konu ile ilgili her türlü hizmeti sağlayabilecek şekilde günümüz teknolojisinin getirdiği tüm yeni teknik donanım ve konusunda deneyim ve birikim sahibi ekibe sahip bir üremeye yardımcı tedavi ünitesidir.

TÜP BEBEK (IVF)

Yumurtanın sperm tarafından döllenmesini engelleyen birçok faktör vardır. Tüp bebek tedavisi, kadın vücudunda üretilen yumurta hücrelerinin özel iğnelerle vücut dışına alınarak erkeğin spermi ile laboratuvar ortamında döllenmesi ve elde edilen embriyo veya embriyoların kadın rahmi içine transfer edilmesi mantığına dayalı işlemlere verilen isimdir.

Bir ya da daha fazla yumurta ultrasonografi eşliğinde anestezi altında bir iğne vasıtasıyla yumurtalıklardan alınır ve baba adayından alınan spermlerle labratuvarda döllenir. Döllenmiş yumurtalar (embriyolar) bir kateter yardımıyla 2-5 gün içinde anne adayının rahmine yerleştirilir.


ÖN GÖRÜŞME
İlk randevuya mümkünse çiftin birlikte gelmesi istenmektedir. Daha önceden yapılmış tüm tetkiklerinizi (Hormon tetkikleri, rahim filmi, sperm analizi sonuçları), geçirmiş oldugunuz ameliyat varsa buna ait belgeleri ve daha önce yapılmış olan tedavilerinize ait belgeleri yanınızda getirmeniz, planlanacak tedaviniz için yararlı olacaktır.

Yapılan ön görüşme ve değerlendirme sonrası tüp bebek tedavisine başlanmasına karar verildiğinde, eksik olan tetkikleriniz tamamlanacak ve vajinal ultrasonografi ile yumurtalıklarınız değerlendirilerek sizin için uygun olan tedavi protokolu seçilecektir.

Bir tüp bebek tedavi siklusunda uygulanan temel aşamalar:

  • yumurtalıkların uyarılması,
  • yumurta toplama ( OPU ),
  • döllenme, embriyo kültürü
  • embriyo transferi (ET)

AŞILAMA TEDAVİSİ (INTRAUTERIN INSEMINASYON)

Aşılama spermlerin özel yöntemler kullanılarak sayı ve hareketlilik bakımından zenginleştirilerek katater yardımıyla direk olarak rahim içine verildiği bir tedavi yöntemidir.

Maliyetinin ve yan etkilerinin ileri yardımcı tedavi yöntemlerine göre daha az olması ve uygulama kolaylığı nedeniyle infertilite tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır.

Erkekte sperm sayı ve hareket azlığı, kadında servikal faktör, yumurtlama bozuklukları, cinsel işlev bozukluğu ve açıklanamayan infertilite aşılamanın uygulandığı başlıca durumlardır.

Aşılama işlemi öncesi yumurtalıkları uyarıcı ilaç kullanım ile yumurta gelişimi sağlanmakta ve bu da gebelik oranlarını arttırmaktadır.

Aşılama tedavisi yapılabilmesi için sperm değerlerinin uygun olması kadının tüplerinden en az birinin açık olması gerekmektedir. Dolayısıyla tedavi öncesi erkekte semen analizi ile sperm parametreleri kadında da rahim filmi(hsg) ya da laparoskopi ile tüplerin açık olup olmadığı değerlendirilmektedir.

Ayrıca tedavi öncesi kadının yumurtalık rezervini değerlendirmek içinde hormon tetkikleri yapılmaktadır.

İşlem sonrasında 20-30 dakika muayene masasında dinlenmeniz yeterli olup sonrasında yatak istirahati gerekmektedir.

YUMURTALIKLARIN UYARILMASI

Ovulasyon indüksiyonu olarak da bilinen yumurtalıkların uyarılması sürecinde kullanılan ilaçlar ile yumurtalıklarda birden fazla yumurta gelişimi sağlanması amaçlanmaktadır. Birden fazla yumurta gelişimi istenmesinin sebebi elde edilen yumurtaların bazısı istenen kalitede olmayacak bazısı ise sperm ile döllenmeyecektir. Ayrıca birden fazla yumurtanın döllenip uterusa transfer edilmesiyle gebelik oranları daha yüksek olmaktadır.

Tüp bebek tedavilerinde zamanlama çok önemlidir.

Tedavi süresince yumurtalıklar, vajinal ultrason yardımıyla takip edilerek folikül adı verilen ve içerisinde yumurta olduğu varsayılan sıvı dolu keseciklerin gelişimi izlenir. Yumurta gelişimini takip etmek için ayrıca kan örnekleri de alınır.

Tüp bebek tedavilerinde amaç yumurtalıkların kontrollü olarak uyarılmasıdır. Yumurtaların kendi kendine çatlaması istenmeyen bir durum olup bunu önlemek için ilaçlar kullanılmaktadır.

GnRH agonisti ile tedavi, hipofiz bezinden LH ve FSH salınımını önleyerek, erken yumurtlama riskini azaltır.

Yumurtalıkların uyarılması için tercih edilen tedavi protokolüne uygun olan ilaçlar cilt altı ya da kas içine günlük enjeksiyonlar şeklinde uygulanır.

DOĞAL TÜP BEBEK (NATUREL SİKLUS)

Doğal Tüp bebek tedavisinde, hasta dışardan bir hormon tedavisi almadan yumurta doğal sürecinde takip edilerek çatlama aşamasından hemen önce toplanarak, vücut dışında tüp bebek yöntemi ile döllenmesi işlemidir. Burada elde edilen tek yumurta, geliştirilerek iyi bir embriyo elde edilebilir ve transferi ile gebelik sağlanabilir.

Bununla birlikte natürel siklusla tüp bebek tedavisinin önerildiği en büyük grubu, klasik tüp bebek yöntemine cevap vermeyen hastalar oluşturmaktadırlar.

YUMURTA TOPLAMA İŞLEMI (OPU)

Yumurta toplama işlemi, vajinal yoldan ultrason eşliğinde aspirasyon yoluyla gerçekleştirilen basit bir cerrahi işlemdir. Genellikle anestezi altında yapılır. Ultrason probu ile vajinadan girilerek olgun foliküllere girilir. Yumurtalar, foliküllerden bir pompa ünitesine bağlı olan iğne ile aspire edilerek alınır. Yumurta toplama işlemi genellikle 10-20 dakika içinde tamamlanır. Bazı hastalarda işlem günü kramp şeklinde ağrı görülebilir fakat bu durum genellikle ertesi gün hafiflemektedir. Şişkinlik ve/veya bası gibi hisler işlemden sonraki birkaç hafta sürebilir, çünkü yumurtaların büyümüş hali bu sürede devam eder.

SPERM VERME İŞLEMİ

Yumurta toplama günü erkekten de sperm örneği vermesi istenecektir. Androloji laboratuvarına direk bağlı olan özel bir odada masturbasyon yoluyla verilen sperm örneği, birtakım işlemlerden geçirilerek en kalitelileri seçilip tüp bebek işlemi için hazırlanacaktır. Verilen örnekte sperm olmaması ya da örnek verilememesi gibi durumlarda cerrahi yöntemlerle (TESA/TESE/MicroTESE) sperm elde edilmesi gerekebilir.

AZOSPERMİ (MENİDE SPERM OLMAMASI)

Menide hiç sperm bulunmaması anlamına gelen azospermi tüm erkeklerin %1‘inde, infertilite (kısırlık) problemi olan erkeklerin ise %10 – 15‘inde görülür.

Azospermik erkeklerin çoğunda sorun sperm taşıyıcı kanallar açık olduğu halde testislerde olgun sperm üretiminin yeterli düzeyde olmamasıdır (nonobstrüktif azospermi). Testis yetmezliği olarak adlandırılabilen bu durum ya testislerin kendisindeki kusurlara veya testisleri sperm yapımı için uyaran hormonların salgılandığı hipofiz bezine ait hastalıklara bağlı olabilmektedir.

Hastaların yaklaşık %40‘ında ise azosperminin nedeni testislerde üretim kusuru değil, üretilen olgun spermlerin boşaltıcı kanallar aracılığıyla vücut dışına atılma sürecindedir (obstrüktif azospermi).

Azospermi tanısı koyulan erkeklerde detaylı bir özgeçmiş alınarak, fizik muayene yapılır ve gerekli laboratuvar tetkikleriyle azosperminin nedeni bulunur. Azospermik erkek değerlendirilirken yapılan temel testler FSH ve testosteron hormonlarının düzeylerinin tayin edilmesidir.

Azospermi durumunda hastanın testislerinden cerrahi yöntemler kullanılarak elde edilen testis dokularından sperm incelemesi yapılır. Bu cerrahi işlemler TESA, TESE, PESA, MESA dır. Mikro Tese işlemi büyük bir mikroskop altında yapılmasından dolayı diğer işlemlere göre sperm bulma başarısı bakımından daha faydalı bir yöntemdir.

İşlem lokal anestezi veya genel anestezi altında gerçekleştirilebilir.

Hasta aynı gün içerisinde taburcu edilebilir. Sperm bulunması durumunda bir sonraki tedavilerde kullanılmak için spermler dondurulabilir. Böylelikle ikinci bir cerrahi işleme gerek kalmamaktadır.

MİKROENJEKSİYON VE EMBRİYO KÜLTÜRÜ

Sıklıkla sorulan bir soru IVF (in vitro fertilizasyon) ile mikroenjeksiyonun (ICSI/ intrasitoplasmik sperm enjeksiyonu) farkıdır. Klasik yöntemde (IVF) her bir yumurtanın etrafına 50-100.000 sperm konularak döllenmenin oluşması beklenir. Mikroenjeksiyon yönteminde ise seçilen sperm bir takım işlemler ile hazırlanmış yumurtanın içine direk olarak enjekte edilir.

Yumurta toplama işleminden sonra, laboratuvarda özel besiyerler (kültür medyumu) içinde saklanan yumurtalar mikroenjeksiyon işleminden hemen önce ‚ yumurta soyma işlemi‘ ile soyularak etraflarındaki diğer hücre-lerden temizlenir ve olgun olan yumurtalar belirlenir. Mikroenjeksiyon işleminde sadece olgun yumurtalar kullanılabilir.

Ejekülasyon ile yada testisten cerrahi yöntemlerle elde edilen sperm, sperm hazırlama ‚ teknikleriyle hazırlanır.

Mikroenjeksiyon (Intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu, ICSI ) yöntemiyle, bir yumurtanın içine canlı bir sperm özel cihazlar kullanılarak yerleştirilir ve inkübatör olarak adlandırılan özel ortamlarda saklanırlar.

Mikroenjeksiyon işleminden bir sonraki gün, yumurtada iki pronukleus (çekirdek) gözlenmesi, yumurtanın döllendiği anlamına gelir. Bu çekirdeklerden biri anneden, diğeri ise babadan köken alır. Olgun yumurtaların ortalama %70‘lik bölümünde döllenme gözlenir. Sperm ve/veya yumurta kalitesindeki bozukluğa bağlı olarak bu oranlar düşebilir. Bazen ise hiç döllenme olmayabilir.

Yumurta toplama işleminden 2 gün sonra, döllenmiş yumurtalar bölünerek 2-4 hücreli embriyolar meydana gelir. Üçüncü günde, embriyo yaklaşık 8-10 hücreye bölünür. Beşinci günde blastosist aşamasına ulaşır.

YARDIMLA YUVALAMA

(EMBRİYO ZARININ İNCELTİLMESİ)

Embriyo zarının (zona pellusida) kalın olduğu durumlarda embriyo transferinden hemen önce zona pelusidanın inceltilmesini sağlayan bir tekniktir.

Bu yöntem, ileri yaş hastalarında ya da tekrarlayan implantasyon başarısızlıkları görülen çiftlerde uygulanabilir.

PREİMPLANTASYON GENETİK TANI (PGT)

Embriyonun kromozomal yapısını belirlemek için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemle, gelişen embriyodan bir yada iki hücre (blastomer) alınarak, embriyonun genetik yapısı araştırılır. Genetik olarak normal olduğu belirlenen embriyolar transfer için seçilir.

EMBRİYO TRANSFERİ

Embriyolar yumurta toplama işleminden sonraki 2-6.günler arasında transfer edilebilirler. Transfer edilecek embriyo sayısı ve transfer günü embriyo sayı ve kalitesi, kadının yaşı ve daha önce tüp bebek denemesi olup olmadığı ve benzeri faktörler değerlendirilerek karar verilir.

Transfer işlemi muayene işleminden farksız olup genelde acısızdır ancak bazı hastalarda kramp şeklinde hafif ağrı olabilmektedir.

Transfer öncesi anne adayının idrar torbasının kısmen dolu olması istenmektedir. Bu sayede transfer işlemi ultrason eşliğinde yapılabilmektedir. Embriyolog tarafından transfer kateterine yüklenen embriyolar kadın doğum uzmanı tarafından rahime transfer edilir.

Anestezi gerektirmeyen bir işlemdir fakat bazı hastalar hafif sedasyonu tercih edebilmektedirler.

EMBRİYO TRANSFERİ SONRASI PROGESTERON KULLANIMI

Yumurta çatlama iğnesi sonrası başlanılan progesteron desteği gebelik testi yapılana kadar devam edecektir. Daha sonra ne kadar süre ile progesteron kullanımına devam edeceğiniz size söylenecektir.

EMBRİYO DONDURMA (KRIYOPREZERVASYON)

Embriyo transferinden sonra kalan embriyolar sayı ve kalite olarak uygunsa daha sonra tekrar kullanılmak üzere dondurulup saklanabilmektedir. Daha sonraki siklusta,hastaya yumurtalıkların uyarılması ve yumurta toplama işlemi yapılmadığından tedavi daha kolay, ucuz ve daha az girişimsel olmaktadır. Dondurulduktan sonra embriyolar 5 yıla kadar saklanabilmektedir.

Kemoterapi ve Radyoterapi görecek hastalarda fertilitenin korunması amacıyla sperm ve yumurta hücreleri kanser tedavisi öncesinde dondurulabilmektedir.

BLASTOKİST TRANSFERİ

Elde edilen iyi kalitede embriyo sayısının çok olduğu genç hastalarda uygulanabilen bir yöntemdir. Bu yöntemde embriyolar yumurta toplama işleminden 5-6 gün sonra "blastokist" evresinde transfer edilmekte böylece çok sayıdaki embriyo içinden en kaliteli olanlarının seçilebilmesine ve az sayıda embriyo transferine olanak vermektedir.

GEBELİK TESTİ

Embriyo transferinden 12 gün sonra kanda BhCG hormonu bakılarak gebelik elde edilip edilmediği anlaşılacaktır. Kanamanız olsa bile bu testin yapılması önemlidir.